Vizyonumuz

Probiyotik Yaşam nedir?

Probiyotiklerin yok edildiği bir yüzyılın ardından, sağlığı kaynağından ele alan yeni bir yaşam tercihi öneriyoruz.

Probiyotik Yaşam Amacı Nedir?

İnsanlar son yüzyılda tarihin en büyük yıkımı ile karşı karşıya kaldılar. Yüzyıl önce insan bağırsaklarında beş bin çeşit probiyotik bakteri bulunurken, bugün sağlıklı kalabilen bir insanın bağırsaklarındaki probiyotik sayısı ancak 500 çeşit olabilmektedir. Herhangi bir hastalık evresine girmiş kişilerde ise bu sayı hızla azalmış durumdadır.

1900'lü yılların başında keşfedilen probiyotiklerle insanlık yeni bir fırsat yakalamış; probiyotikleri fermente gıdalar içinde geliştirerek veya probiyotiklerden çeşitli formlarda destekler hazırlayarak, özellikle 1918 yılındaki grip salgınından sonra yeni yol arayışlarına başlamıştır. Ancak 1928'de keşfedilen penisilin 1943'te ilaca dönüştürüldüğünde ve benzer nitelikte kimyasal gübreler ile zehirli tarım ilaçları tarımda kullanıldığında, insan mikrobiyotasındaki probiyotikler yok edilmeye başlamıştır.

Probiyotik Soykırımı

Hastalıklara karşı direnç kazandıran probiyotikler azaldığında çok kolay ve hızlı hastalanma dönemi başlamış, buna karşı süper ilaç diye tanıtılan antibiyotik kullanımı artmıştır. Aşırı antibiyotik kullanımı antibiyotik dirençliliğine yol açmış ve antibiyotiklerin yok edemediği süper mikroplar çoğalmıştır.

1900'lü yıllarda gündemde olan ama sonra unutulan probiyotiklere yeniden ilgi artmış ve probiyotikler dünya gündeminde yer almaya başlamıştır. Probiyotik fermente gıda üretimleri başlamış ve fonksiyonel gıdalar kavramı doğmuştur.

Hastalıkların Nedeni: Genom mu, Mikrobiyom mu?

Bu iddiaları araştırmak için önce İnsan Genom Projesi başladı. Sonuç olarak, az oranda bazı genetik bozukluklar hastalıkların nedeni olsa da büyük oranda başka bir kaynağın olabileceği gerçeğine ulaşıldı. İnsan Mikrobiyom Projesi'nde hastalıklara yol açan kaynak bulundu: Mikrobiyomdaki probiyotikler azaldığında ve yok edildiğinde hastalıklar başlıyor.

Bu, insanlık tarihinde çok önemli bir kırılma noktasıdır ve tıp dünyasında yeni kapılar açılmasına yol açmıştır. 100 yılda toplam 1500 probiyotik araştırması yapılmışken, artık her yıl 3000'i aşan araştırma yapılmaya başlanmıştır.

Dünyadaki hastalıkların başlıca konuları mikrobiyom kaynaklı obezite, diyabet, kalp-damar ve kanser hastalıkları olmuştur. Takip eden grup ise otoimmün hastalıklardır. Mikrobiyomun merkezi konumundaki mide ve bağırsaklara özgü hastalıklar her gün artmaktadır.

Daha Fazla Hasta, Daha Fazla İlaç

Modern Ticari Tıp'ın hedefi; daha fazla hasta, daha fazla hastalık, daha fazla ilaç, daha fazla hastanedir. Her yıl trilyonlarca dolar harcandığı hâlde ne hastalıklar azalıyor ne hastalar tükeniyor. İlaç dünyası hastalıkları tümüyle ortadan kaldıran bir çizgide olamamaktadır.

Modern Ticari Tıp, hastalıkların kaynağını tespit edip kaynağını tedavi etmek yerine görüneni tedavi etmeyi benimsemiştir. “Hastalık yok, hasta vardır” anlayışındaki kişiye özgü tedavi yerine “Hasta yok, hastalık vardır” anlayışındaki genel ve soyut tedaviye yönelmiştir. Hipokrat'ın “Önce hastaya zarar verme” özdeyişi yerine, ilaç ve tedavilerin yan etkileri arttıkça “kâr-zarar hesabı” bahanesine sığınılmaktadır.

Sağlıklı Beslenme Hedefi

Bilinçlenen topluluklarda hasta olmamak için sağlıklı beslenmeye ilgi çok artmıştır. Ancak bütüncül bakış açısı olmayınca parça parça yollar ortaya çıkmıştır. Beslenme ile sağlık iç içe geçmiş kavramlardır.

İnsan anatomisinde mikrobiyota gibi kazanılmış bir organı temel almak gerekirken, yanlış tercihlerle hastalıkların derinleşeceği yöntemler ortaya çıkmıştır. Sosyal medya yoluyla artan bilgi kirliliği kafaların daha da karışmasına yol açmıştır.

Bizim Önerimiz: Yeni Bir Yaşam Tercihi — Probiyotik Yaşam

Temel olarak, sindirim sisteminde doğal besinlerin sindirilebilmesi ve içeriğindeki yararlılıkların emilimle metabolizmaya kazandırılmasıyla başlayan yeni bir beslenme biçimi benimsenmelidir.

Hastalıklara karşı direnç kazandıran, hastalıklardan koruyan ve hasta olunduğunda tedavilere destek olan probiyotikleri temel alan yeni bir yaşam biçimi oluşturulmalıdır.

Daha Çok Probiyotik

Mikrobiyotamızdaki ve vücudun çeşitli mikrobiyom bölgelerindeki probiyotik bakterilerin daha çok sayıda ve çeşitte bulunmasını bir yaşam amacına dönüştürmeliyiz. Fermente gıdalardaki probiyotik çeşitliliği artırılmalıdır.

Gıdalar, kolay sindirilebilir formlara gelmesi için laktofermente işlemlerle hazırlanmalı; probiyotiklerin çeşitli formlarda bulunduğu, gıdalarla bütünleşen yeni süper gıdalar üretilmelidir.

Temel Alınan İnsan Anatomisi Olmalıdır

İnsan vücudunda hâlâ keşfedilmeyen etkin, gizemli bir güç bulunmaktadır. Çok az bir kısmını bilebildiğimiz bu mucizevi güç, insan vücudunun kendi kendini onarması ve iyileştirmesidir.

Kazanılmış bağışıklık sistemindeki probiyotikler ile edinilmiş bağışıklık sistemindeki fagosit hücrelerin güç birliğiyle sağlıklı olmak mümkündür. Probiyotik Yaşam hedefimizde bu güç birliğinin artırılmasına yönelik yenilikler ve çözümler olacaktır.

Probiyotik Yaşam ekolüne ilk adımı birlikte atalım.

Ücretsiz Danışma Hattı

Takviye edici gıdadır. İlaç değildir.